Ünlülerin Zayıflama Hikayeleri 2 - Yeşim Ceren Bozoğlu

YAZAR : Salı, Ocak 16, 2018
yeşim ceren bozoğlu kaç kilo verdi ile ilgili görsel sonucu

Ünlülerin Zayıflama Sırları'nda bugün Yeşim Ceren Bozoğlu var.
Dizi oyuncusu Yeşim Ceren Bozoğlu 40 kilo vererek 100 kilodan 60 kiloya düşmüş. Mide küçültme ameliyatı da olmuş ünlü oyuncu ama 20 kilosunu diyetle verdiğini söylüyor ve instagramda ki hesabında zayıflama sırlarını takipçileriyle paylaşıyor.
yeşim ceren bozoğlu kaç kilo verdi ile ilgili görsel sonucu
İşte kendi kaleminden sırları:
"* İşe yarayan iki önerim var size: Birincisi kendi fotoğraflarınızdan oluşturacağınız öncesi/sonrası kolajı. Bu kolajın çıktısını alıp ister başucunuza, ister buzdolabının üstüne, isterseniz de telefon ekranınıza yerleştirin..."
* Kendi vücudunuzun en iyi halini sürekli görmek bilinçaltınıza doğru seçimler yapmak için doğru mesajları verecek. Ben başlangıç halim ve ulaşmak istediğim halimi birleştirdim, fotoğraf yanıltmasın, şimdi aralarda bir yerdeyim."
yeşim ceren bozoğlu kaç kilo verdi ile ilgili görsel sonucu
* Eğer şimdiye dek sizin için sağlıklı olan kiloda hiç fotoğrafınız yoksa, o zaman kendinizi "sağlıklı" ve makul bir görünüşle çizmenizi öneriyor uzmanlar. Aynı şekilde bu kodlama da bilinçaltınızı sağlıklı seçimler yapmaya yöneltiyormuş.
 yeşim ceren bozoğlu son hali ile ilgili görsel sonucu
* Bir tutam at kuyruğu, 4,5 karanfil, bir kabuk tarçını kaynamış suya atıyoruz. Gün içerisinde yemeklerden sonra tüketiyoruz" dedi... Sanatçı, sabahları tükettiği maydanoz, limon, nane, roka, salatalık ve dereotundan oluşan 'yeşil iksir' karışımının da tok tuttuğunu söyledi...
* Kitap düşüncesiyle yola çıkmadım ama zayıflama hikayemi kitap haline getirmemi isteyenler oldu... Ben de buna sıcak bakmaya başladım. Teklifler de geliyor. Bir kitap çıkaracağım."


İnstagram Seçmeler - Aralık

YAZAR : Pazartesi, Ocak 15, 2018
Sevgili Şebnem yapıyordu İnstagram Seçmeler postunu, ondan esinleniyorum diyelim. Aslında iyi de oluyor. Kendi zaman çizelgeme bakıyor gibi oluyorum . Ve neler yapmışım, hayatta yapmak istediklerime uzak mı yaptıklarım yoksa paralel mi, kendimce başarılı sayılır mıyım vb.... gibi soruların cevaplarını daha net görebiliyor, muhasebesini yapabiliyorum. 
Ezgi bir cumartesi sabahı bize krep yapmıştı. Çocukların ev işlerine katılmaları benim için önemli. Ben rahat edeyim diye değil tabi ki, hayatı öğrenmeleri için. Yani bu benim "rehber anne-baba" olma hedefimle ilgili bir konu. Ezgi severek , isteyerek mutfakta yardım ediyor bize ve bu beni çok mutlu ediyor. Tabi bizim onay cümlelerimizle de çok mutlu oluyor. 


Ve Marka Festivali. Yakından takip ettiğim, konuşmaları kaçırmak istemediğim bir etkinlikti benim için ve bu yıl sadece 1 gün katılabildim. Hiç iznim yoktu çünkü:( Bu arada beni instagram da gezerken görüp "bu kadın çalışmıyor mu? Sürekli bir yerlerde" diye dedikodumu yapanlara duyurulur. Çalışıyorum şekerim ve izin alamadığım zamanlar da oluyor ve bu da onlardan biriydi:( )


Bu fotoğrafta yine aynı günden. Ücretsiz bir etkinlik Marka Festivali aslında ama insanlar bilmiyorlar sanırım. Çünkü daha fazla katılım olmasını beklerdim ben. Ünlü isimler, başarılı isimlerle sohbet etme şansı gibi bir şey bence. Üniversitelerden katılım çoktu bu yıl. Ben daha fazla kadının , aslında erkeğin de katılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü konuşmalar insanlarda yeni ufuklar açıyor, motive ediyor ve bu konuyla ilgili yazımda dediğim gibi "etkinliğe girerken ki sizle çıkarken ki siz aynı olmuyorsunuz":)))


Ve bu ay doğum günü ayım benim. 21 aralık, en kısa gün en uzun gece. Çok şükür her yıl ne kadar şanslı olduğumu, ne çok sevenim olduğunu hissettiğim gündür benim için. Allah eksik etmesin sevenlerimizi. Bizde seven ve sevilen olmaya devam edelim inşallah. Ve yıllar geçtikçe sevginin, samimiyetin değerini daha fazla anlıyor insan:)))




Yılın son günleri Eskişehir gezimiz. Tamamen doğal olarak gelişen, planlanmamış bir buluşma ile 3 kardeş Eskişehir de buluştuk. Yeğenlerimi uzun süredir görmemiştim kardeşlerimi de . İyi geldi . Eskişehir benim üniversite yıllarım ve ilk çalışma yıllarımın geçtiği yer. 8-9 yıl kadar yaşadığım şehir. Bursa'dan sonra 2. memleketim oldu bu şehir. Eskişehir çok değişmiş tabi. Başka bir yazımda da orayı anlatmak istiyorum. Hem iyi hem kötü diyebilirim fikrimce. Çok kalabalık olmuş mesela. Sonra çok fazla avm var. Bunlar benim gözümden olumsuz denilebilir. Yani eski sakinliğini özlediğimi hissettim gezerken. Olumlu değişimler de çok tabi. Parklar, müzeler yapılmış, ki onlarda yoktu ben okurken (eskidenmiş çok eskiden:))))


Burası Sazova Parkı, Eskişehir de. Ve Masal Şatosu'nun balkonundayız kızlarla. İçerde çok güzel masal kahramanlarının heykelleri var. Mesela Rapunzel ile de fotoğraf çektirdik. Külkedisi'nin arabasıyla da. Pamuk Prenses'te vardı. Çocuklar bayıldı, aslında bizde bayıldık laf aramızda. Bizim de içimizde küçük kız çocukları var, hala masallara inanan:) 
Yani 2017'yi güzel uğurladık geniş ailemle birlikte. 2018'i güzel karşıladık. Umarım daha çok gezdiğimiz, sevdiklerimizle daha fazla vakit geçirebildiğimiz ve sahip olduğumuz her şeyin değerini çok iyi bilebildiğimiz bir yıl olur 2018. İletişim konusunda süper bir yıl olsun tüm dünya için de, herkes birbirini doğru anlasın, çatışmalar yaşanmasın, savaşlar olmasın inşallah. 
Duamı da ettiğime göre yazımı bitirebilirim artık:)))
Benim için aralık ayı güzel bir ay olmuş. Zaten sağlıklıysan, kimseye muhtaç değilsen, sevdiklerin yanındaysa ve onlarda sağlıklıysa yılların, ayların bir önemi yoktur. 

Youtube Kanalı Önerisi : Başak Kablan

YAZAR : Çarşamba, Ocak 10, 2018
başak kablan ile ilgili görsel sonucu
Uzun zamandır televizyon izlemediğimi fark ettim. Artık ne izlemek istiyorsam youtube açıyorum, yazıyorum, izliyorum. Yıka ve çık gibi:)))  Geçenlerde bir istatistikte televizyon izlenme oranlarının çok düştüğünü söylüyordu. Youtube da televizyondaki gibi rahatsız edici reklamlar da yok. İstediğin zaman istediğin şeyi izleyebiliyorsun. Eeee o zaman televizyonun saltanatı bitti diyebilir miyiz? deriz bence:)))))
başak kablan ile ilgili görsel sonucu

Kendi youtube kanalımda "İlham Veren Kadınlar" videoma tıkladığımda tavsiye edilen ilgili videolarda  "Kadınlara İlham Verece Dört Film" isimli bir video görüp merak edip izlemem sonucunda  Başak Kablan'ı keşfettim. Çok  sempatik bir kız . Hani ne anlatsa dinletir insan tipi var ya, hah işte , onlardan kendisi. Acayip kendisiyle barışık, yaşı genç olmasına rağmen çok olgun ve kültürlü(aşmış yani) . Gençler için çok güzel bir rol model bence. Sizinde seveceğinizi düşünüyorum. Hepimiz samimi insanlar samimi ortamlar arıyoruz. Bu kız çok samimi. Ayrıca içerikler de dolu dolu. Kitapta yazmış bu genç yaşına rağmen. Tavsiye olunur. Sıkmadan anlatıyor, kendisi konuşurken yaşıyor olayları. Ben en çok maddi konularda tavsiye verdiği videoyu gençlerin izlemesi gerektiği kanaatindeyim. Gerçi ben çok faydalandım . Yani her yaştan insan izleyebilir ve film, kitap, belgesel tavsiyeleri , kendi iş deneyimleri, seyahat anıları hakkında yani her şey hakkında neredeyse , video çekiyor. Kendisi de ilham veren bir kadın, belki bir gün onunla da röportaj yaparım:)
Ekşi Sözlük'te onun hakkında yapılan bir kaç yorumu da sizinle paylaşmak istiyorum .

başak kablan 
*"adisyon arkası notlar'ın garsonluk yaparak dünya'yı gezen küt saçlı kızı. pek heyecanlı kişilik. bazen konuşurken bir an nefessiz kalıp boğulacakmış gibi oluyor. şeker bir insan. gezdiği yerleri kendine özgü bir üslupla anlatıyor. güzel detaylar yakalıyor. gezginlik işinde gelecek vaat ediyor. yolun açık olsun. ekşide yazılanları çok kafaya takma ;)


*videolarinda kayboldugum kadindir burdan meslek secimi, hayat felsefesi alanlarinda ufuk acar kendisi, cok sevdim seni burcum gibi başak.

*ben bu kadının kendiyle hesaplaşmalarını çok seviyorum. tanışak iyi anlaşabilirmişiz gibi geliyor. videolarını izlemek keyifli, epey alıştım. yolu açık olsun.

*ilk izlediğim videoda itici gelmiş olsa da sonraki videoları izledikçe içten ve samimi yaklaşımı bu bakışımı kırdı. sempatik, içten neşeli bir çizgi.. yolu açık olsun.. mutlu olsun diliyorum.."

 başak kablan ile ilgili görsel sonucu
Ekşi sözlükte kötü yorumlarda var ama genel olarak insanlar sevmiş. Samimi bir şekilde size faydalı olmaya çalışan biri olduğu hemen anlaşılıyor aslında. Ve herkes hakkında kötü yorum yapan arkadaşlara da sormak istiyorum aslında "sen ne yaptın arkadaşım, ne ürettin. Sen de yap bir şeyler de bizde onları eleştirelim". Yanlış anlaşılma olmasın kimse eleştirmesin demiyorum ama biraz izan kardeşim, biraz yapıcı ol, saygılı ol. Hakaret etmene, aşağılamana ne gerek var ki?


Neyse bende onları eleştirdiğime göre dağılabiliriz:))) 

Yaşlara Göre Ne Öğrendim?

YAZAR : Pazartesi, Ocak 08, 2018
İnsanların yaşlarına göre değişen düşünceleri çok güzel anlatan anonim bir yazı buldum. Birde bunun baba ile olan versiyonu var, o daha meşhur bilirsiniz onu. Çok doğru tespitler yapmışlar:)



NE ÖĞRENDİM'



YAŞ 5



Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.



YAŞ 7



Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.



YAŞ 12



Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.



YAŞ 13



Annemle babamın el ele tutuşmalarının beni daima çok mutlu ettiğini öğrendim.



YAŞ 15



Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.



YAŞ 18



İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.



YAŞ 24



Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.



YAŞ 33



Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.



YAŞ 36



Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil,  benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.



YAŞ 38



Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.



YAŞ 41



Bir insanın kendine olan “güveninin”, başarısını  büyük oranda belirlediğini öğrendim.



YAŞ 44



Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.



YAŞ 46



Yalnızca minik bir selam göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.



YAŞ 49



Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.



YAŞ 50

Sevgi, evde öğrenilememişşe, başka bir yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini

öğrendim.



YAŞ 53



İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davranabildiklerini öğrendim.



YAŞ 55



Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.



YAŞ 64



Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.



YAŞ 70



İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.



YAŞ 82



Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.



YAŞ 90



Kiminle evlendiğin kararının, hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.



YAŞ 95



Öğrenmem gereken daha çoook şey olduğunu öğrendim.

Biz Hep Doğru Olanı Yapalım

YAZAR : Çarşamba, Ocak 03, 2018
Yeni bir yılın başlaması bir çok insanda olduğu gibi benimde de muhasebe yapmama vesile oldu. Şöyle bir etrafıma bakındım, kendi çevreme, ülkemin durumuna, dünyaya. Gördüklerim çok hoşuma gitmedi tabi ki ama umudumu da hiç bir zaman kaybetmemeye çalışıyorum.
doğru davranış karikatür ile ilgili görsel sonucu 
Her yerde haksızlıklar, zulümler,iş yerlerinde mobingler, kendisi iyi durumdaysa dünya umrunda olmayan bencil insanlar ki daha fazla arttığını düşünüyorum son dönemde. Ve bu manzara bana her zamankinden daha fazla doğru olanı yapmaya çalışmamız gerektiğini ve daha fazla insana rehber olmamız gerektiğini düşündürdü.

Hep eleştirdiğimiz, cahil insanları yönlendiren insanlar bir şeyi iyi yapıyorlar ki güçlüler. O zaman gerçekten iyi insanlarında o şeyi onlar kadar iyi yapmaları gerekir ki iyi yönde yönlendirilsin topluluklar. Şikayet ve eleştiri hiç bir getirisi olmayan şeylerdir. Şikayet ettiğiniz için düzelmez hiç bir şey. Eleştirdiğiniz için de düzelmez. Bir şeyler yapmalısınız ki değişsin. Hatta şikayet ettiğimizde ve eleştirdiğimizde olumsuza o kadar odaklanırız ki olumsuzluk artar.
İlgili resim
Konuştuğum insanlar "ben ne yapabilirim ki?" diyorlar ben de onlara "sen değilsen kim, şimdi değilse ne zaman" diyorum. Toplumu biz oluşturuyoruz ve her bir birey önemli.
Geçenlerde bir arkadaşımla korsan kitap satın alma konusunda konuşuyorduk ve bana dedi ki "ama bazı kitapların da gerçekten içi boş, hak etmiyorlar o parayı" ben "olsun" dedim. "Biz kendi yaptığımızdan onlar kendi yaptıklarından sorumlu" o yüzden biz her zaman doğru olanı yapalım.
Yaptığınız şey doğru olduğunda vicdanınız da rahat olur ve vicdanınız rahatsa size ne söylediklerinin hiç bir önemi olmaz.
dürüst insan karikatür ile ilgili görsel sonucu
Zaman zaman yaptıkları şeylerin yanlış olduğunu bilen ama yapmaya devam eden insanlara bakar hayret ederim. Yanlış yaptığının, haksızlık yaptığının farkında olmaması neredeyse imkansız nasıl devam edebiliyor ki diye düşünürüm . Şunu fark ettim ki eğer yanlış bir şey yapıyorsak vicdanımız bizi hep uyarıyor aslında ama onu susturmanın bir yolunu buluyoruz. Bir bahane üretiyoruz mutlaka, minareyi çalan kılıfını hazırlar" sözünde olduğu gibi mutlaka kendine bir gerekçe bulur.
dürüstlük karikatür ile ilgili görsel sonucu
Dünya daha kötüye gidiyor diye şikayet etmek yerine biz hep doğru olanı yapmalıyız. Özellikle kadınlar olarak bu konuda bize daha çok iş düşüyor. Çünkü çocukları yetiştiren kadınlar , yani gelecek nesilleri şekillendiren kadınlar. Bu gücümüzün farkında olup doğru olanı yaparak daha güzel bir dünya için katkıda bulunabiliriz.



Blogger tarafından desteklenmektedir.