Blogger Buluşması - Ankara

YAZAR : Pazartesi, Ağustos 14, 2017

Hafta sonu www.dahamutluyuz.com blogunun sahibi Yurdagül arkadaşımın organize ettiği Blogger Buluşması'na katıldım. Biraz kısa kalmak zorunda kaldım ama merak ettiğim bloggerları tanımak çok güzeldi. Mesela Bücürük ve Ben , Merih'in Atmosfer'i , Cafe Tigris'i blog dünyasına girdiğimden beri takip ediyorum ve genelde buluşmalarda pek görmemiştim. Zaten cafe tigris buluşma için Eskişehir'den geldi. Beyda'nın Kitaplığı'da Eskişehir'den geldi. Beyda'nın oğlu Emre en küçük bloggerdı aramızda. Her yaştan blog yazarı vardı :)

Ankaralı blogger
Yurdagül epey heyecanlıydı. Organizasyon gerçekten zor bir iş. Laf aramızda insanlarla uğraşmanız gereken her iş zor:))) Çünkü insanlar birbirinden çok farklı. İstekler, talepler farklı ve değişkenler. "Herkesi memnun etmeye çalışırsan hiç kimse memnun olmaz" diye bir söz vardır , severim bu sözü. Yani herkesi memnun etmek mümkün değil. Ama arkadaşım gayet güzel kalktı bence işin altından:) Ben kendi programımın yoğunluğundan ona çok destek olamadım. Ama bende her yere yetişmeye, herkesi memnun etmeye çalıştım bu hafta sonu:))) Bir yandan misafir, bir yandan çocukları havuza götürdüm bir de eşim anahtarını unutunca düşündüğümden daha erken ayrılmak zorunda kaldım buluşmadan. Ama bir sonraki olursa herkesle daha uzun sohbet etmek istiyorum:)
İnstagram'dan tanıdığım Çocukla Ankara, "Anneysen Süper Kahramansın" kitabının yazarı "bir tutam ayça", Sibel'in Hobi Dünyası da buluşmaya gelmişlerdi. Onlarla da yüz yüze tanışmak harika oldu. 

Ankaralı bloggerlar
Bu Ece Abla'nın buluşmamıza gönderdiği çiçek. Ne kadar zarif bir davranış, bayıldım Ece Abla:) (Ece Evren)
Derya'nın spor günlüğü blogunun sahibi Derya'da bize bir video göndermiş. Teşekkürler Derya:)))
Yani gelemeyen ve gönülleri bizimle olan blogger arkadaşlarımız da vardı.
Güzel bir buluşma oldu. Hepsini tanıdığıma memnun oldum.


3 Şeyden Nefret Ederim

YAZAR : Perşembe, Ağustos 10, 2017
3 şeyden nefret ederim ile ilgili görsel sonucu
Bir zamanlar "Yahşi Cazibe" diye bir dizi vardı. Hatırlayanlar vardır diye düşünüyorum. Çok eski bir dizi değil sonuçta. Orada Sinem karakterinin babasını oynayan karakterin sürekli kullandığı cümleydi "hayatta 3 şeyden nefret ederim". Ama bu 3 şey o anki duruma göre değişiyordu. Yani o an sorun yaşadığı herşey olabiliyordu, değişkenlik gösteriyordu . Bende zaman zaman kullanırım bu cümleyi ama sürekli kullandığım, yani gerçekten nefret ettiğim 3'ten fazla şey var ki, nefret en sevmediğim duygu olmasına rağmen:))))

3 şeyden nefret ederim ile ilgili görsel sonucu

* Biraz önce bir siteye kayıt formu dolduruyordum. Adınız bölümüne adımı soyadımı yazdıktan sonra aşağıdaki bölümde "soy adınız" bölümünü gördüm. "İşte bundan nefret ediyorum" dedim kendime.

3 şeyden nefret ederim ile ilgili görsel sonucu

* Sonra dün iş için birini aramam gerekiyordu. Yanımdaki arkadaşım sürekli, ben telefonla görüşürken, "şunu da sor, bunu da söyle" gibi müdahalelerde bulundu. "İşte" dedim bundan da nefret ediyorum. Yani ben telefonla konuşurken müdahale edilmesinden, sürekli şunu söyle bunu söyle diye talimat verilmesinden. Bu aslında bir işi yaparken bölünüp başka bir işi yapmam istenmesi ve aslında ben bundan nefret ediyorum. İnsan beyni tek işi yapmaya programlanmış. İki işi birden yaptığını sananlar aslında ikisinide yarım yamalak yapıyorlar demek oluyor. Ben o yüzden odaklanmışken dikkatimin dağıtılmasından hoşlanmıyorum. Hatta nefret ediyorum.

3 şeyden nefret ile ilgili görsel sonucu

* Hmmm.... Üçüncüyü biraz düşünmem gerekti:)   Mesela bir yere yetismem gerekirken bütün kırmızı ışıklara yakalanmaktan, aradığım şeyin çantanın en bulunmaz yerinde olmasından, sacima fön cektirince yagmur yagmasindan da nefret ediyorum .

3 şeyden nefret ile ilgili görsel sonucu

Aslında düşününce bir sürü ayrıntı var. Bu küçük şeyler birikince ve ya gergin bir günümüze denk gelince büyük patlamalar yaşayabiliyoruz. O yüzden her zaman derim ki biriktirmemek lazım. 
Sizin nefret ettiğiniz şeyler neler? Orjinal şeyler vardır eminin:))) Hadi yazın da bilelim:)

3 şeyden nefret ile ilgili görsel sonucu

Mindfulness Eğitimi

YAZAR : Salı, Ağustos 08, 2017
Cumartesi günü Mindfulness eğitimine katıldım. Uzun bir süredir aslında mindfulness hakkında araştırmalar yapıyorum. Bu eğitim tüm bu araştırmalarımı sistematik hale getirmemi sağladı. Öncelikle mindfulness ne demek onu açıklayarak başlayalım. Mindfulness; yaşadığımız şu anı bütün dikkatimizi vererek gözlemlemek, anda olmak yada şimdide olmak, o ana odaklanmak demek. Yaşananlara normalde yaptığımız gibi isimler koymadan, kategorize etmeden, yargılamadan tarafsızca bakabilmek. 
An'da olmak, yani her ne yapıyor isek orada olmak, geçmişi düşünmemek, geleceğe dair planlar yapmamak, düşüncelerin akışına kapılıp kaybolmamak.
Peki anda olmak neden önemli? Kronik mutsuzluğumuzun, odaklanamamızın , yaşadığımız şeylerden keyif alamamamızın sebebi o anda olmamamızdan kaynaklanıyor. Duştayken mesela vücudumuz banyodayken zihnimizinde banyoda olması gerek. Araba kullanırken arabada olmamız gerek. Mindfulness bir yetenek değil bir beceri. Yani geliştirilebilir, herkes yapabilir. Günlük egzersizleri var ve sadece 10 dakika yapmak bile hayatınızda olumlu değişimlere sebep oluyor. Mindfulness odaklanmayı arttırıyor, yaşadığımız andan keyif almamızı sağlıyor ve böylece kronik mutsuzluğu yok ediyor.
Mindfulness ile ilgili özellikle yurt dışında çok sayıda araştırma var ve sonuçlar gerçekten çok işe yaradığını gösteriyor.
Eğitimci Erhan Ali YILMAZ yıllarca reklamcılık sektöründe çalışmış bir kişi. Ve bir gün aşırı stresten dolayı bir rahatsızlık geçirince rahatlamanın yollarını ararken mindfulnessla tanışıyor ve hayatındaki olumlu değişiklikleri görünce bu yöntemden herkesin faydalanmasını istiyor. 
Eğitimde çok sayıda doktorun da olması beni mutlu etti. 
Mutlu olmanın tek yolu sakin bir zihindir. Zihnimizi sakinleştirmemiz gerek. Bunu isterseniz meditasyonla, yogayla yaparsınız isterseniz mindfulness egzersizleriyle. Yani temelde hepsi aynı . 
Eğitimde, bağımlılıklardan da bahsedildi. Özellikle kötü alışkanlıkları nasıl bırakacağımızdan. Nasıl faydalı alışkanlıklar edineceğimizden. Ve çok müthiş bir şey , beynimiz her an öğrenerek değişebilir, yani yaşlandıkça değişmez, yeni nöron üretilmez vb.... gibi inançların yanlışlığını bilim bugün kanıtlamış durumda.
Sonuç olarak gün içerisinde düşüncelerin akıntısına kapıldığınızı hissettiğinizde hemen durmanız gerek. Sizi sürüklemesine izin vermeden düşünceler o ana odaklanmanız gerek. Her ne yapıyorsanız gerçekten orada olup, gerçekten hissederek yapmamız gerek.
Ayrıca hergün en az 10 dakika sadece nefesinize odaklanarak hiç bir şey düşünmemeye çalışarak egzersiz yapmanız gerek.
Ve en can alıcı nokta; eğer her gün yapmazsanız bir işe yaramaz. Yani bunu rutin haline getirmeniz gerek. Rutinlerin gücüne güvenin. Rutine bağlayıp her gün yapın ve farkı görün. Şahsen ben yapmaya başladım ve gerçekten daha dingin hissetmeye başladım. Ve hocanın dediği gibi "yapmak başlarda zor, yaptıkça kolaylaşıyor".


Mutlu Çocuk Başarılı Çocuk

YAZAR : Perşembe, Ağustos 03, 2017
Facebook'ta paylaşılan bir alıntıyı paylaşacağım bugün sizlerle. Çocuklarımızı zorlarken düşünmemiz için. Kesin Özgür BOLAT'mı demiş bilmiyorum ama onun konuşmalarını dinlemiş biri olarak demiş olacağını düşündüm. 
mutlu çocuk ile ilgili görsel sonucu

"Üniversite sınavlarında Türkiye 56.'sı olmuş, Boğaziçi’ni birincilikle, Harvard’ı 4.00 ortalamayla bitirmiş, üstüne de Cambridge’de doktora yapmış Özgür Bolat tüm bu başarıların ardından şaşırtıcı şekilde bunların önemsiz olduğuna kanaat getirmiş ve şunları söylüyor:
"Ben Türkiye’deki insan yetiştirme modelini hem ailelerde hem de okullarda değiştirmek isteyen biriyim.
Var gücümle bunun için uğraşıyorum. Dünyanın en saygın araştırma şirketi Gallup’a göre dünyanın mutsuzlukta sondan üçüncü ülkesiyiz. Şu anda 10’dan fazla ülkede savaş var. Biz o ülkelerden bile daha mutsuzuz.
komik çocuk karikatür okul ile ilgili görsel sonucu
Ailem, akrabalar, komşular, herkes, “Özgür, yine birinci olmuş!” deyince, babamı mutlu görünce, benim bilinçaltıma şöyle bir şey yerleşti: İnsanlar, beni birinci olduğum için, başarılı olduğum için kabul ediyor ve seviyor. Babam da…
Ben de başarımla kabul göreceğimi düşündüm. Ve o andan itibaren de sürekli başarılı olmak için uğraşıp durdum. Sanki sadece başarılı olursam onların gözünde değerli olacaktım.
İşe yarayan nedir biliyor musunuz? Tek başınıza kaldığınızda, huzur ve hissedebilmek. Var olan durumu olduğu gibi kabul etmek.
Şimdi ki aklım olsa o okullara gireceğim diye kendimi parçalamazdım. Çok bir şey ifade etmiyor aslında. Dünyanın en depresif öğrencileri Harvard’da. Neden? Çünkü hepsi başarı odaklı. Oraya giriyor ama aynı anda depresyona da giriyor. Sizin için hangisi önemli: Çocuğunuzun okuldaki başarısını mı, yaşamdaki başarısını mı? Robin Williams niye intihar etti? Hollywood’un en ünlü, en başarılı insanlarından biri niye intihar ediyor? Çünkü içindeki boşluğu, dışarıdan gelenler; başarı, para, şöhret dolduramıyor. Yetmiyor. Kimseye yetmez.
Benim çocuğum ne olsun biliyor musunuz? Bir kafede çalışsın, yeter ki iç huzuru olsun".
Alıntı"

Herkesin Kıyafetine Kimse Karışamaz

YAZAR : Pazartesi, Temmuz 31, 2017

Geçtiğimiz cumartesi günü Maçka Parkı'nda bir güvenlik görevlisi 24 yaşındaki bir bayana transparan kıyafet giydiği için "burada böyle duramazsınız" diyerek parktan çıkmasını istemesi üzerine "kıyafetime karışma" eylemi yapıldı. Bu eylem esnasında yukarıda görmüş olduğunuz fotoğrafta bir şortlu kızla bir türbanlı kızın yan yana fotoğrafı çok hoşuma gitti. Toplum olarak çok ihtiyacımız olan bir tablo olduğunu düşünüyorum . Bütün kadınlar istedikleri gibi giyinirler, istedikleri gibi gülerler, istedikleri saatte istedikleri yere gidebilirler. Buna kimsenin karışma hakkı yoktur. Eğer sesimizi çıkartmazsak bazıları hakları olduğunu düşünüp müdahale etmeye devam edecekler. 
Pankartlarda yazdığı gibi "Herkesin kıyafetine hiç kimse karışamaz". 

Blogger tarafından desteklenmektedir.